Gözden kaçırmayın

Kepsut'ta Gün Boyu Sürdürülen Yoğun Hizmet SeferberliğiKepsut'ta Gün Boyu Sürdürülen Yoğun Hizmet Seferberliği

Ayvalık'ta Marina Projesi Tansiyonu Yükseltti

Ayvalık Belediyesi'nin 300 milyon liralık Yat Limanı ve Çekek Yeri Projesi, Kent Konseyi Genel Kurulu'nda gergin anlara sahne oldu. Pazar günü İsmet İnönü Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantıda, proje hakkında sunum yapan Belediye Destek Hizmetleri Müdürü İbrahim Özdemir, projenin çevresel hassasiyetler gözetilerek hayata geçirileceğini belirtti. Ancak vatandaşlar, projenin hazırlık sürecinde görüş alınmamasına tepki gösterdi.

Ayvalık Belediyesi'nin 150 Evler Mahallesi Çekek Yeri bölgesinde hayata geçirmeyi planladığı Yat Limanı, Dip Tarama Faaliyeti, Çekek Yeri Revizyonu ve Dolgu Alanı İlavesi Projesi, kent merkezinde yapılması planlanan ikinci marinaya ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Çalışma gruplarının ısrarıyla gerçekleştirilen sunumda, projenin "İkinci bir Setur Marina" yaratıp yaratmayacağı sorusu toplantıya damga vurdu.

Projede 129 Tekne Kapasitesi ve Ticari Alanlar

Yaklaşık 300 milyon TL yatırım bedeline sahip proje kapsamında, mevcut çekek alanı yat limanına dönüştürülecek. 129 tekne kapasiteli deniz bağlama alanı ile 30 tekne kapasiteli bakım onarım sahasının yer aldığı projede, sosyal ve ticari alanlar da bulunuyor. Yapılan açıklamada, planlanan yeme içme alanları, sosyal donatılar ve hizmet birimleriyle bölgenin yeni bir cazibe merkezi haline gelmesinin öngörüldüğü belirtildi.

Ayvalık Belediyesi yetkilileri, projenin tüm aşamalarında çevresel hassasiyetlerin gözetileceğini, dip tarama çalışmalarıyla deniz tabanının düzenleneceğini ve mevcut düzensiz yapılaşmanın planlı bir yapıya kavuşturulacağını söyledi. Ancak toplantıya katılan konsey çalışma grubu üyeleri ve vatandaşlar, projenin fırtına yönlerini göz ardı ettiğini ve küçük ölçekli denizcilerin ihtiyaçlarını karşılamadığını savundu.

Balıkçılar ve Aktivistler Projeye Karşı Çıktı

Amatör denizci Emrah Eriş, projede bir şeyin gözden kaçtığını belirterek, "Bir çekek yerinde en önemli şey fırtına yönleridir. Çekekler buna göre planlanır. Ayvalık'ta özellikle Batı ve lodos fırtınaları etkili olmakla birlikte, kış aylarında Yıldız fırtınaları da yıkıcı etki yapabilmektedir. Projeye baktığımızda lodos fırtınasına açık Batı yönü sadece dikkate alınmış. Yıldız yönünden açık. Yapılması gerekenler var" dedi.

Murat Ekinak ise sunumda küçük ölçekli denizcilerin teknelerini karaya çekebileceği bir alanın olmadığına dikkat çekti: "Bu sunumun hiçbir tarafında biz denizci arkadaşlar olarak şunu görmedik: küçük ölçekli denizcilerin teknelerini karaya çekeceği ve bunun sözünün verilip teyit altına alındığına rastlamadım. Böyle bir teminat yok. İkincisi, Ayvalık halkına hiçbir faydası olmayan bu yapı zorunluluk mudur?"

"Proje Hazırlanmadan Önce Neden Ayvalıklıya Sormuyorsunuz?"

Ayvalık Tabiat Platformu adına konuşan Mehmet Cemil Tosunoğlu, projenin hazırlanmasında yerel halkın görüşüne başvurulmadığını eleştirdi: "Bu proje hazırlanmadan önce neden Ayvalıklıya sormuyorsunuz? Benim burada böyle bir yerim var, ben bunun için ne yapabilirim, gelin hep beraber düşünelim demiyorsunuz. En son yaptığınız şey bu, projeyi hazırlıyorsunuz, ondan sonra 'Gelin bakın' diyorsunuz." Tosunoğlu, "Yap işlet devret" modelinin küçük teknelere yer açmadığını belirterek, demokratik ve katılımcı süreçlerin öncelenmesi gerektiğini vurguladı.

Ayvalık Kent Çalışmaları Derneği adına konuşan Erol Çetintaş, projenin iç denizin ekolojik taşıma kapasitesini aşacağını ve kamusal alanların sermayeye devredileceğini belirtti. Derneğin hazırladığı raporda, Ayvalık iç denizinin mevcut koşullarda dahi ekolojik taşıma kapasitesinin sınırlarında olan hassas bir ekosistem olduğu vurgulandı. Raporda, yetersiz kanalizasyon altyapısı, artan tekne trafiği, yakıt ve sintine atıkları ile dip taramaları ve dolgu faaliyetlerinin başlıca sorun alanları olarak tespit edildiği belirtildi.

Çetintaş, "Ayvalık bir yatırım alanı değil, yaşayan bir kenttir. Kıyılar ise rantın değil, kamunun alanıdır" diyerek, projenin kent hakkının sistematik biçimde ihlal edilmesi anlamına geldiğini söyledi. Dernek, Ayvalık Belediyesi'nin bu tür bir projenin öncülüğünden acilen vazgeçmesini talep etti.

ÇED Süreçlerine Güven Sorunu

Yücel Kurşun, ÇED süreçlerinin Türkiye'de nasıl işlediğini ve "zıvanadan çıktığını" vurgulayarak, yanı başlarındaki maden ocaklarının örneğini verdi: "Yeri geldiği zaman ÇED dosyasındaki taahhütlere nasıl uyulmuyor. Bunları senelerdir izliyoruz. Bize güvenilecek bir alan olarak ÇED'in gösterilmesi, projeye dair kaygılarımızı artıran bir ortam yaratıyor."

Kurşun, balıkçıların proje kapsamında ne bedel ödeyecekleri konusunda belirsizlik olduğunu belirtti: "Balıkçı ağabeylerimiz burada ne para ödeyecekler, sonrasında nasıl bir bedellendirme ile karşılaşacaklar bilmiyoruz. Şimdi konuşuluyor, senelik 5.000-6.000 lira gibi paralardan bahsediliyor. Bunu kim, nasıl söylüyor?"

Küçük ölçekli balıkçıların erişim hakları konusunda WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli'nin açıklamaları da dikkat çekici. Pasinli, Türkiye'de balıkçılık filosunun yüzde 89,6'sını oluşturan küçük ölçekli balıkçılığın sürekliliğini sağlamak ve Akdeniz'deki aşırı avlanmanın önüne geçmek için katılımcı bir ortak yönetim anlayışının oluşturulması gerektiğini belirtmişti.

Editör Yorumu

Ayvalık'taki marina projesi, yerel halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan çok, ticari ve yatırım odaklı görünüyor. Projenin çevresel etkileri ve kamusal alan kaybı, sürdürülebilirlik konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. Belediyenin, projeyi halka danışmadan hazırlaması, katılımcı demokrasi ilkelerine aykırı bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. SETUR Marina örneğinde görüldüğü üzere, kıyı alanlarının özel kullanıma devredilmesi halinde telafisi mümkün olmayan kamusal alan kayıpları yaşanabilir.