Gözden kaçırmayın

Kepsut'ta Acılı Aileye Taziye ZiyaretiKepsut'ta Acılı Aileye Taziye Ziyareti

Maden Tehdidine Karşı Hukuk Mücadelesi

Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından gerçekleştirilen 4 grup maden ihalesi sonucunda Alisayvan ve Erenli mahallelerini kapsayan geniş bir alanın ruhsatlandırılmasına karşı hukuki süreç başlattı. Bölgenin eşsiz doğasını ve tarım potansiyelini tehdit eden bu gelişme üzerine belediye, tüm yasal haklarını kullanacağını duyurdu.

Başkan Tepe'den Sert Tepki: "Toprağımıza Sahip Çıkacağız"

Belediye Başkanı Ulaş Tepe yaptığı açıklamada, "Doğaya, yaşam hakkına ve üretime zarar verecek her türlü girişime karşıyız. İlçe sınırlarındaki maden ruhsatları ve çevresel etki süreçlerine karşı resmi olarak hukuki süreci başlatıyoruz" dedi. Tepe, tüm ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) süreçlerine müdahil olacaklarını ve kentlerini, çevrelerini ve doğalarını korumak adına sonuna kadar mücadele edeceklerini vurguladı.

Ordu'nun Tarım ve Turizm Potansiyeli Tehlikede

Başkan Tepe, "Bir kenti zengin yapan altındaki maden değil, üstündeki hayattır" sözleriyle Ordu'nun sahip olduğu tarım ve doğa turizmi potansiyeline dikkat çekti. Alisayvan ve Erenli mahalleleri, bölgenin önemli fındık üretim alanları ve doğa koruma bölgeleri arasında yer alıyor. Ordu İli 2023 Yılı Çevre Durum Raporu'na göre, ilin doğal ve kültürel yapısı doğa ve kültür turizminin gelişmesine olanak sağlıyor.

Maden İhaleleri ve Bölgesel Etkiler

MAPEG tarafından 8-9 Nisan 2026 tarihlerinde tamamlanan maden ihaleleri kapsamında 18 sahada hak sahipleri belirlendi. Altınordu'nun doğal dokusunu doğrudan etkileyecek bu ruhsatlandırma, bölgede "vahşi madencilik" endişelerini de beraberinde getirdi. Benzer süreçlerde TMMOB'un İliç'teki maden ruhsatlarına karşı açtığı davalar emsal teşkil ediyor.

Belediyenin Yasal Mücadele Stratejisi

Altınordu Belediyesi, yürütmeyi durdurma ve iptal davaları başta olmak üzere tüm hukuki yolları kullanacak. Başkan Tepe, "Kaybedecek bir karış toprağımız yok. Bu mücadele toprağa olan bir borçtur" diyerek bölge halkının ve doğa savunucularının yanında olduklarını belirtti.

Editör Yorumu

Altınordu'da yaşanan bu süreç, yerel yönetimlerle merkezi otoriteler arasındaki çevre koruma politikaları çatışmasının somut bir örneği. Madencilik faaliyetleri ile doğal varlıkların korunması arasındaki denge, bölgenin geleceği açısından kritik önem taşıyor. Belediyenin hukuki süreçlere aktif müdahil olma kararı, çevre koruma mücadelesinde yerel yönetimlerin artan rolünü gösteriyor.