İDARE ETTİKLERİ KURUMLARI HAREM GİBİ GÖRMÜŞLER!!!

Candaşlar , gidenin ardından arkasından atıp tutmak kolay diyeceksiziniz ya peşin söyleyeyim.Ötekiler gibi haybeden para indirip milletin parası çar çur edilirken,yağmalanırken ortak olmadım hasılı çiğ yemedim o sebeple gazım da ağrım da sancım da yok!

Fakirin büyüdüğü devirde mahallede top koşturduğumuz arkadaşlar da birlikte evcilik oynadığımız kız çocukları da hepsi bizim kardeşimizdi.Tıpkı ilk okul sıralarını paylaştığımız kardeşlerimiz gibi..Sonra azıcık ergen olduğumuzda da bir kardeşimizin yavuklusu yenge olurdu bize ve aralarındaki hissi münasebet sona erse de yenge kalırdı o bizim için..Bakınız çocukluk ve ergenlik hatta gençlik dönemlerimizi anlatıyorum..Caddede ya da sokakta yürürken edepten kafamızı kaldırmazdık biz.Daha da ileri gideyim mi? Hafif meşrep yaşantıyı benimsemiş ilişkilerde dahi bu kural geçerliydi..Anne,bacı,yenge kutsalımızdı bizim.

Şimdi bakıyoruz da , yaşananları şaşkınlıkla izliyoruz..

Oturduğu makamdan zehirlenen bir kısım zevat,makamın gücünü kullanarak altında çalışan en alt kademeden en üst kademeye gözüne kestirdiğini godikleme peşine düşmüş..Üstelik yaverleri de bu işe ortak olmuş..Halka hizmet etmek yerine namussuzluğu şiar edinen bu güruhtan arınmadığımız sürece hiç bir yurttaş hizmet beklemesin cancağzım zira yengelerin taşınacak evleri,asılacak perdeleri,gül dökülecek yolları var..

Ne diyelim ki..

Kazanovalık yani çapkınlık da bir zanaat kimine göre ama ve lakin bu işleri mesai saati dışında , çalışma arkadaşları dışında idame ve ifa etmek elzem değil mi?

Kardeş kardeşe bunu yapar mı?

KVVK denen bir şey icat edildi ve ne yazık ki mertçe de ifşa edemiyoruz.Söylesek tesiri yok , sussak gönül razı değil..

Bilmem arz edebildim mi?