TELGRAFIN TELLERİNE KUŞLAR MI KONAR?

Konum atıyorum : Alaca Sokak

Candaşlar Eski Cami (Yıldırım Camii) den, Ali Şuuri Okuluna kadar devam eden esnaf dükkanların bulunduğu kadim bir sokak burası.. Merhum Ahmet Edip Uğur bey döneminde ilk "prestij sokak" uygulaması tam da burada başladı..

Günlerden bu günler ; havalar da bir dengesiz seyrediyor, gündüz aşırı sıcak, rüzgar da pek eksik olmuyor, bazı semt sakinlerinin balkonlarda istiflediği eşyalardan düşen hacimli bir mobilya parçası rüzgara kapılıp düşerken ahanda bu teller tutmuş..

"Bu teller" kıymetli Balıkesir Karesi Belediyesi Başkanı Mesut Akbıyık beyin önem verdiği Alaca Sokaktaki "Karesi'li hemşehrilerimize en güzeli yakışır" temalı çalışmadan bir kesit.
Arada kaldı Mesut Akbıyık bey..
Kimseyi incitmek, ötelemek istemiyor..
Bu hassasiyetinden sebep sokak üstü kapama işi şimdilik durağan..

Yarım bardak su gibi bu mesele..

Yeniden bir swot analizi yapmak elzem..

Lakin başlıktan da metafor gibi anlaşılsa da bizim Alaca Sokaktaki kuşlar son derece mutlular.. Sanki esnaf da öyle çünkü Alaca Sokaktaki binalar son derece bakımsız.. Bir çoğu belki yapıldığından bu yana boya, badana görmemiş.. Dış cephe sıvaları mısır ekmeği gibi patır patır dökülür..

Tevekkülde zirve yapan bir toplum olarak belki münferit bir hadise lakin umumiyetle "Allah Korumuş" deriz lakin bu sefer telgrafın tellerinin de faydası olmuş sanki..

Yaya trafiğinin yoğun akıcı olduğu bu sokakta, çocuklar da dahil her yaş grubundan bireyin gece geç saatlere kadar bulunduğunu var sayarsak;
O rüzgara kapılıp kendini boşluğa bırakan melankolik mobilya parçası can alır mıydı, almaz mıydı elbette Allah bilir der geçeriz mamafih birisinin yaralanma ihtimali var mıydı derseniz de kesinlikle evet derdim..

Bu hikayede telgrafın tellerine melankolik bir mobilya parçası konmuş vesselam..

Sürçü lisan ettiysem de etmişimdir, günahı boynuma!!!

Bilmem arz edebildim mi?!?