BAYRAMLAR
Bayramlar eskiden bir başka gelirdi.
Güneş içimize daha erken doğardı sanki.
Telaş ve sevinç sarardı evleri;
Annelerin sesi odalarda yankılanırdı.
Yeni alınmış ayakkabılar
Başucumuzda sabaha kadar beklerdi.
Uyku girmezdi gözlerimize;
Heyecanımız sabaha kadar sürerdi.
Babaların eli başımızda,
Bir tebessüm yeterdi bayramı bayram etmeye.
Şimdi ne o eller var,
Ne de o çocuk kalbimiz.
Bayramlar şimdi
Biraz sessiz, biraz eksik.
Kapılar eskisi gibi çalınmıyor;
İçimizdeki odalar bomboş.
Düşünürüz ya gidenleri…
Sadece gitmezler; içimizde kalırlar.
Bir kucak ararız kalabalıkta,
Bir ses, bir “hoş geldin”, bir nefes…
Bir tatlı dil… Yok işte, yok…
Unuttuk birbirimizi.
Ama en çok da
“Anne” diyen o eski hâlimizi ararız.
Bayram mı geldi şimdi,
Yoksa özlemin sessiz yankısı mı?
Sevinç mi eksildi içimizden,
Yoksa biz mi soğuduk değerlerimizden?
Hâlâ o çocuk yüreğimizde, bir yerlerde;
Şeker bekleyen, sevgiyle doyan.
Ve hâlâ sorarız:
“Benim çocukluğum nereye gitti, anne?”
Bir zamanlar
Bayramdı günler hepimize,
Bayramlıktı umutlar…
Hatıralarla yaşayan bayramlar kaldı içimizde.
Ve her bayram geldiğinde
Sessizce sorarız:
“Acaba o eskiden kalan çocuk hâlâ gülüyor mu?
İçimizde ve ararız gözlerimizle;
Mahallelerimizde bir köşede kaldı mı izleri, sesleri?”
— Cahit ÇALIŞKAN





Yorumlar